• Ana Sayfa
  • 6 Yaşında Kız Çocuğunda Dizde Ekstansiyon Kaybı
  • 6 Yaşında Kız Çocuğunda Dizde Ekstansiyon Kaybı


    Dr. Reha Tandoğan, Dr. Asım Kayaalp

    TUSYAD Ankara Şubesi

     

    Hastanın Öyküsü

     

    Altı yaşında kız çocuğu dizinde hareket kısıtlılığı nedeniyle başvurdu. Hastanın öyküsünden, bir travma olmaksızın  son 12 ay içinde  sol diz ekstansiyonunda giderek artan bir kısıtlanma ortaya çıktığı öğrenildi. Bu yakınma ile başvurduğu hastanelerde farklı tanılar konduğu (eklem romatizması, büyüme ağrıları, hamstring gerginliği); penisilin uygulamaları ve birkaç aydır zorlayıcı fizik tedavilere rağmen diz hareket açıklığında bir değişme olmadığı öğrenildi.

     

    Fizik İnceleme

     

    Hastanın yapılan fizik incelemesinde, sola aksayarak desteksiz yürüdüğü,  sol dizinde 20 derece ekstansiyon kaybı olduğu, -20-130 derece arası diz hareketinin  olduğu görüldü. Terminal ekstansiyon zorlaması ile şiddetli ağrı ortaya çıkıyordu. Effüzyon veya krepitus saptanmadı, meniskal testler negatifti, bağ muayenesi ve patellar dizilim normaldi, patellar krepitus saptanmadı. Dizde inflamasyon bulgusu yoktu, diğer bacağa göre hafif  bir quadriceps kas atrofisi vardı.  Nörolojik muayene normaldi ve vasküler bir sorun saptanmadı. Çocuğun diğer dizi ve kalan kas iskelet sistemi muayenesi normaldi.

    Görüntüleme

    Direkt radyografilerinde yaşı ile uyumlu bulgular saptandı. Manyetik rezonans görüntüleme incelemesinde aşağıdaki görüntüler dışında patolojik bulgu saptanmadı.

    Hastanın sagittal ve koronal MRG kesitleri

    Laboratuvar Bulguları

    Sedimantasyon 7mm/saat,  CRP 2g/dl, Romatiod Faktör 1IU(0-10), böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri normal, Hemogram normal olarak saptandı

    Ayırıcı Tanı

    Bu yaş grubunda dizde ekstansiyon kısıtlılığının en sık nedeni diskoid lateral menisküstür.  Özellike  anterior megahorn  tipi diskoid menisküs ve eşlik edebilen yırtıklar ilk akla gelen patoloji olmalıdır.  Travma öyküsü olan hastalarda deplase tibial eminensiya kırıkları ekarte edilmelidir.  Deplase menisküs yırtıkları, osteokondritis dissekansa ait serbest fragmanlar da daha nadir olarak ekstansiyon kaybına yol açabilir. Çok nadiren görülen konjenital patella çıkığında da terminal ekstansiyon kaybı olabilir. Bu yaş grubunda daha nadir olsa da, ön veya arka çapraz bağın ganglion kistleri ekarte edilmelidir.  Eklem dışı sorunlar arasında spastik monopleji ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Bütün bu hastalıklar  dikkatli bir fizik inceleme ve direkt grafileri takiben manyetik rezonans görüntüleme ile tanınabilir. Hastamızda ekstansiyon kaybını açıklayabilecek başkaca bir eklem içi patoloji saptanmadı. Rapor edilen merkez tarafında ön çapraz bağ önündeki lezyon parsiyel volüm etkisi olarak yorumlansa da, aslında o bölgede ekstansiyona  mekanik blok oluşturan bir yumuşak doku kitlesi olduğu düşünülerek hastaya cerrahi tedavi önerildi.

    Artroskopi Bulguları

    Hastaya genel anestezi altında antero-lateral ve antero-medial portallerden artroskopi yapıldı. İnterkondiler çentiğin önünü dolduran, ön ve arka çapraz bağlara yapışık ve iki bağ arasında çentiğin posterioruna doğru ilerleyen üzeri damarlı ve kanamalı lokule yumuşak doku kitlesi saptandı

     

     

    Kitlenin çapraz bağlara olan yapışıklıkları açılarak interkondiler çentik arkasına kadar ulaşıldı ve çıkartıldı. Kalan dokulara radyofrekans probu ile ablasyon yapıldı

     

    Eklem içinde başka patolojik bulguya rastlanmadı ve örnek patolojik inceleme için gönderildi.  

    Klinik Seyir ve Sonuç

    Hastaya erken post-operatif dönemde fizik tedavi ve germe eksersizleri başlandı. İki ay içinde dizde tam hareket açıklığı kazanıldı ve diz yakınmaları kayboldu. Kitlenin patolojik inceleme sonucu fibroblastlardan oluşan genç fibröz bağ dokusu arasında yer yer kollajenizasyon; hafif derecede aktif fibröz bağ dokusu olarak rapor edildi. İnflamasyon ya da malinite bulgusuna rastlanmadı. Bir yıllık izlemde rekürrens görülmedi, hasta halen takip altındadır.

    Tartışma

    Eklem içi benin kitleler nadir de olsa dizde mekanik semptomlara ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Daha sık görülen menisküs ve osteo-kondral patolojilerin dışında bu benin kitleler de ayırıcı tanıda düşünülmelidir. En sık lokalize pigmente  villonodüler sinovit görülmesine rağmen, ganglion kistleri, non-spesifik sinovyal kitleler, sinovyal kondromatozis, kondroma gibi başka benin patolojiler  de dizde hareket kısıtlılığına yol açabilir. Dikkatli bir fizik incelemeyi takiben manyetik rezonans görüntüleme çoğunlukla tanı için yeterlidir. Artroskopi hem tanı hem de definitif tedavi için altın standarttır.